Cinsel meselelere medikal rehabilitasyonlar

5 Ocak 2019 Genel

Cinsel meselelere medikal rehabilitasyonlar için yorumlar kapalı

Cinsel meselelere medikal rehabilitasyonlar

İki şahıs arasında gibi görünse de bireyin psikolojisini dolaylı olarak da tüm cemiyeti etkileyen cinsel işlev bozukluklarına karşı günden güne yeni rehabilitasyon usulleri geliştiriliyor. İşte cinsel sıhhatle alakalı yapılan uygulamalar ve ayrıntıları.

Medikal rehabilitasyon

İlaç rehabilitasyonu 1900’lü senelerin başından bu yana uygulanır. Kullanılan ilaçlar peniste kan dolan “korpus kavernozumun” nitrik oksit seviyesini artırır. Aynı zamanda kanın damarda daha çok kalmasını sağlar. Bu da damar genişlemesine yol açarak, ereksiyonu basitleştirir. Bu rehabilitasyonda şahıslar ilişkiden 30-45 dakika evvel ilacı alır. Bir kısmının yemek ve içki ile etkileşimi olurken, bir kısmında görülmez. Rehabilitasyondan yüzde 80 oranında yanıt alınabilir. Günümüzde erkeklik hormonunun düşük seviyede olmasına da çok sık tesadüfülür. Bunda etrafsal etmenler, beslenme, stres, obezite gibi faktörler rol oynar. Böyle hadiselerde bedende noksan olan testosteronun yerine konulduğu hormon rehabilitasyonları uygulanır.

Penis enjeksiyonu

Penis enjeksiyonu çok fazla seçim edilen bir rehabilitasyon usulü değildir. Genellikle bireye cinsel ilişki evveli iğne yapılması gereken yeri göstererek, eğitim verilir. Bu sayede şahıs rehabilitasyonu kendiliğindene uygulayabilir. Ancak bu usul ehemmiyetli travmalar yaratabilir. Zira şahıs çoğu zaman bu uygulamayı partnerinden saklı olarak, ilişkiye girmeden evvel yapmaya çalışır. Tesiri medikal rehabilitasyona çok yakın olan bir usuldür. En ehemmiyetli yan tesiri “priapizm” olarak da adlandırılan ereksiyonun bitmemesi gidişatıdır. Bu gibi hadiselerde hastanın acil servise müracaat etmesi ve penisin cerrahi müdahale ile söndürülmesi gerekir.

Penis şok rehabilitasyonu

Ulus arasında “şok rehabilitasyonu” olarak öğrenilen bir usuldür. Penisteki damarların yetmezliğine bağlı ereksiyon meseleyi yaşayan şahıslarda uygulanır. Şok dalgalarının penisin damarsal açıdan zengin bölgelerine uygulanmasını kapsayan kısa seanslarla yapılır. En az altı seansta bitirilebilir. Rehabilitasyonda peniste yer alan “korpus kavernozum” isimli bölgede kan akımını artırmak hedeflenir. Penis şok rehabilitasyonunda ses dalgalarıyla uyarılan kök hücrelerde yeni damarlar oluşur. Bu hücrelerin etkin hale gelmesi için 1-3 aylık arası zamana gereksinim vardır. Vasati yüzde 60-80 oranında pozitif netice alınabilir. Bu rehabilitasyonun yapılabilmesi için hastanın damarsal mesele yaşaması gerekir.

Penis takmayı

Medikal, enjeksiyon ya da penis şok rehabilitasyonlarından netice alınamayan ereksiyon meselelerinin rehabilitasyonunda penis takmayı cerrahisi yapılır. Ulus arasında mutluluk çubuğu olarak da öğrenilir. Penisin sağ ve sol kısmında yer alan korpus kavernozuma takma yerleştirilerek uygulanır. Bu usulde değişik mahsuller kullanılabilir. Kimileri aralıksız erekte halde olur, kimileri bükülebilir, kimileri da pompalı olur. Ameliyathane koşullarında uygulanan bu rehabilitasyon usulünden yüzde 100 pozitif netice alınabilir.

Baba olmak güçleşiyor

5 Ocak 2019 Genel

Baba olmak güçleşiyor için yorumlar kapalı

Baba olmak güçleşiyor

Son senelerde natürel yollarla hamileliği önleyen sıhhat meselelerinin çoğaldığını söyleyen ve dünyada popülasyon çoğalış sürati yavaşlayan pek çok ülke bulunduğuna dikkat sürükleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Urman, popülasyonun sıhhatli biçimde çoğalışını sağlamak, doğanlarla can verenlerin rakamını dengelemek için bir ailedeki çocuk rakamının en az 2 olması gerektiğini söyledi.

Sperm rakamı eksiliyor

Tüm dünyada erkeklerin sperm rakamlarında eksilme olduğunun altını çizen Urman, şunları kaydoldu: “1950 senesinde İngiltere’de sperm bankalarına bağış yapan erkeklerdeki sperm rakamı ile bugünkü arasında yarı yarıya fark var. 110 milyondan 50 milyona indi ama henüz hamilelik olmayacak kadar düşmüş değil. Bu böyle devam ederse belki önümüzdeki 50 sene içinde erkeklerin pek çoğu basmakalıp yollarla çocuk sahibi olamayacak seviyede sperm problemi yaşayabilir. 15 milyonun altına indiği zaman çocuk sahibi olmakta zorlanıyor erkekler.”

Büyüyen teknoloji sıhhatten çalıyor

Urman, hamileliği yasaklayabilecek miktarda sperm azlığının günümüzde daha sık görülmeye başlandığına dikkati sürükleyerek, “Bu vaziyet pek çok etmene bağlı büyüyebiliyor. Yediklerimiz, içtiklerimizdeki hormonlar, etrafsal etkenler, lekeleyiciler… Hepsi sperm üretimini etkiliyor. Sigara içilmesi, uyuşturucu kullanımı, stresli hayat, manyetik alanlar, cep telefonları, bilgisayarlar. Büyüyen teknolojinin bazı yerlerde bize sıhhatimizden de ehemmiyetli çalıntılar yaptığını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.